İktidarsızlık, Erkeklerin Kabusu
Cinsel sağlık, kişinin genel fiziki ve duygusal sağlığının önemli parçası. Halk arasında ‘iktidarsızlık’ olarak bilinen sertleşme sorunu, cinsel sağlığı etkileyen tıbbi durumlardan sıkça görülen bir tanesi. Günümüzde sertleşme sorununun ‘İlaç, ameliyat, protez penis takılması ve psikoterapi’ gibi bir çok tedavi yöntemi mevcut.
Uzmanların belirttiğine göre, 3 ayı aşkın süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna ’sertleşme sorunu’ adı veriliyor. Bu sorunda, organik sebeplerle birlikte psikolojik sebepler de etkili oluyor. Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra yüksek kolesterol düzeyi, koroner arter, yüksek tansiyon ve şeker hastalıkları gibi bir dizi rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkıyor.
Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğu (yüzde 75), psikolojik değil fiziki kökenli. Damar sorunları, ereksiyon bozukluğunun en sık rastlanan sebebi. Ereksiyon bozukluğuna yol açan organik sebepler ise şunlar: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık ve kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik. Sertleşme sorununun psikolojik sebepleri ise şöyle sıralanıyor: Stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu ve cinsel bilgisizlik.
İlaç yan etkisi olarak, hali hazırdaki tedavilerden 200 tanesi bazı vakalarda ereksiyon bozukluğuna sebep olabiliyor. Bunların başında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, H2 blokerler ve arterleri daraltan belli başlı sakinleştiriciler/damar sertliği yer alıyor. Bütün şeker hastası erkeklerin yüzde 35′inden fazlasında ereksiyon bozukluğu görülüyor.
Milyonlarca erkeğin mustarip olduğu ereksiyon bozukluğunun, şeker ve kalp-damar hastalıklarının, prostat kanserinin, alkol veya uyuşturucu alışkanlığının ilk tanınabilir semptomu olabileceğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, ereksiyon bozukluğu bir kere tespit edildikten sonra (libido eksikliği, erken boşalma vb.nin tersine), çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebinin, yani psikolojik kökenli mi yoksa organik/fiziki kökenli mi olduğunun bulunabileceğini ifade ederek, doğru tedavi yapabilmek için önce doğru teşhis koymak gerektiğini kaydediyor.
Uzmanlar, sorunun sebebine ve derecesine bağlı olarak mevcut tedavileri şöyle bildiriyor: İntrakavernosal enjeksiyonlar gibi ilaç tedavileri, ağız yoluyla tedavi, sistemik ilaç tedavisi (testosteron), arter ve toplardamar ameliyatları, protez penis takılması, vakum-sıkma araçları ve psikoterapi.
Posted in Cinsellik ve Sağlık on December 5th, 2007 by admin | | 0 Comments
Genital Bölgede Çıkan Herpes (Uçuk) Nedir?
Dış üreme organlarında görülen uçuktur. Bulaşma yoluyla vücuda geçer. Genital bölgenin uçuk vürusu bulunan bir kimseyle teması sonucu bulaşır. Genellikle cinsel temas sonrasında oluşur.
Genital bölgede yanma, ağrı, idrar yaparken ağrı duyma, ağrılı cinsel ilişki, akıntı, ateş yükselmesi ve lenf bezlerinde şişme görülebilir.
Hastalık bir geçirildikten sonra zaman zaman vücudun direncinin düşmesine bağlı olarak tekrarlama (nüksleri) görülebilir.
Lezyonları çok tipiktir. Başlangıçta içi su dolu toplu iğne başı büyüklüğünde çıkıntılar oluşur. Bunlar son derece ağrılıdır. Bir süre sonra üzerindeki epitel dökülür, kızarık küçük yaralar halini alır. Tek tek veya birkaç tanesi bir arada bulunabilir.
Akıntı bol mikterde gri beyaz şeffaf bir sıvı haline gelir.
Herpes enfeksiyonu özellikle gebelikte önemlidir. Akut herpes enfeksiyonu veya herpes nükslerinde lezyon mevcudiyetinde doğum kanallarından geçerken bebeğin herpes enfeksiyonu ile kontamine olması nedeniyle doğumdan sonra bebeğin boğazında enfeksiyon olması mümkündür. Bu nedenle bu durumda sezeryenle doğum ilk tercih edilecek yöntemdir.
Genital uçuk tedavisinde kremler ve ağızdan alınan haplar kullanılır. Lezyonların üzerine sürülen kremler ağrıyı hafifletip rahatsızlık hissini azaltır. Ağızdan alınan haplar da semptomları azaltıp enfelksiyonun çabuk iyileşmesini sağlar. Fakat ne haplar ne de lokal kullanılan kremler hastalığın tam iyileşmesini bağlamaz.
Aynı şekilde ilk geçirilen enfeksiyon sırasında yapılan tedavi daha sonraki nüksleri önlemez. Vücut direncinin düşmesiyle tekrar alevlenir.
Bulaşmayı önlemek için lezyonların ortaya çıktığı dönemde ilişkide bulunmamak, temizlik ve hijyen kurallarına dikkat edilmeli, vücud direncini yükseltmek için beslenme ve vitamin almaya dikkat etmeli ve semptomları hafifletici ilaçlar alınmalıdır.
Posted in Cinsellik ve Sağlık on December 5th, 2007 by admin | | 0 Comments
Erkek Üreme Organları
Erkek cinsel organları penisten (kaÂmış) ve skrotum adı verilen deriden bir torba içinde yer alan iki testisten (erbezleri, hayalar) oluÅŸur. Cinsel uyarılma sırasında penis sertleÅŸerek kadının vajinasına girme olanağı saÄŸlar. Testisler de erkek cinsel horÂmonu olan testesteronu ve kadında üretilen yumurta hücresini (ovum) dölleyecek spermleri üretir.
Penis
Penisin gövdesinde süngersi dokuÂdan oluÅŸan üç uzun tüp vardır. ÜstÂte yer alan iki tüp birbirinin aynıdır ve kavernöz (kovucuklu) cisim (korpus kavernozum) adı verilir. SüngerÂsi cisim (korpus spongiozum) adı verilen alttaki tüpün içinde üretra denilen, idrarın ve meninin (semen) geçtiÄŸi kanal vardır.
Süngersi doku penisin ucunda geniÅŸleyerek, glans adı verilen manÂtara benzer bir penis başı oluÅŸturur.
Penis başını sünnet derisi denilen gevÅŸek bir deri kıvrımı örter. Sünnet edilen erkeklerde bu deri kıvrımı alıÂnır. Penisin başıyla gövdesi arasında hafif bir oluk vardır. Sünnet derisi inÂce bir deri kıvrımıyla penisin altınÂdan penis başına baÄŸlanır. Ergenlik çağının sonlarında ve eriÅŸkinlik çağınının baÅŸlangıcında penis başının kökünde küçük noktalardan oluÅŸan bir halka görünebilir. İnciye benzeÂyen bu kabarcıkların genital siÄŸil olÂduÄŸunu sanan gençler endiÅŸelenebiÂlir, oysa bunlar zararsız doÄŸal kabarÂtılardır.
Penisin kökünde orgazm sırasınÂda ritmik olarak kasılan ve penisin sertleÅŸmesinde de rol oynayan kasÂlar bulunmaktadır.
Testisler
Dilimizde erbezi ya da haya adıyla anılan testisler erkek bebeÄŸin karÂnında büyür ve gebeliÄŸin sonlarına doÄŸru ilerleyerek torbalara (skrotum) iner. Bazen bu gerçekleÅŸmez ve çocukluk çağında küçük bir ameÂliyatla testislerin skrotuma inmesini saÄŸlama zorunluluÄŸu doÄŸar.
Testislerde iki tür hücre vardır; biri erkek cinsel hormonu testesteronu, diÄŸeri ise spermleri üretir. Spermler testislerden, bükülmüş tüplerden oluÅŸan ve testislerin arka ucunun üzerine külah gibi yerleÅŸen epididimlere geçer. Buradan da sperm kanalı (vas deferens) adı veriÂlen bir baÅŸka tüpe geçer. Erkekte kıÂsırlaÅŸtırma ameliyatı olan vazekto-mide bu tüp kesilir ve baÄŸlanır.
Sperm kanalı idrar kesesinin arÂkasında biraz geniÅŸleyerek spermin depolanacağı bir alan oluÅŸturur. BuÂrada sperm kanalına meni keseleri (seminal kesecikler) adı verilen iki küçük bez açılır. Bu bezlerin salgılaÂdığı meni sıvısı (seminal sıvı) spermÂlerle ve prostat sıvısıyla birleÅŸerek orgazm sırasında oluÅŸturur. Bu alana açılan baÅŸka bazı bezler de vardır ve bunlar cinsel uyarılma sırasında bazen erken boÂÅŸaltılan saydam bir sıvı üretir; bu sıÂvıda gebeliÄŸe yol açacak kadar sperm bulunabilir.
Bundan sonra sperm kanalı idrar kesesinin altındaki prostatın içine giÂrerek burada idrar yoluyla (üretra) birleÅŸir. Hem idrarı, hem de meniyi taşıyan üretra penisin içinden geçeÂrek dışarı açılır.
Testisleri destekleyen iki kas vardır. Bunlardan dartos kası torbaÂların büzülmesini ya da gevÅŸemesiÂni saÄŸlar, kremaster kası (aşıcı kas) da kasılarak testisleri yukarı çeker. Bazen genç erkeklerde bu kas aşırı çalışabilir ve cinsel uyarılma ve boÂÅŸalma sırasında testislerde ve kasıkÂlarda aÄŸrıya neden olur. Bu durumÂda tedavi olarak bazen sıcak bir küÂvette mastürbasyonla boÅŸalma önerilir
Posted in Cinsellik ve Sağlık on December 5th, 2007 by admin | | 0 Comments
Next Page »