uzun yaşamanın sırrı beslenme

DOÄžRU BESLENME
Beslenirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

1- Uzun ve sağlıklı yaşamanın sırrı az yemektir!

Günlük alınan kalori, kişinin yaşına ve cinsiyetine göre 1500- 2500 kalorinin üzerinde olmamalıdır. Yemeklerde küçük porsiyonları tercih etmeli ve küçük tabaklar kullanmalıyız. Açlığı bastırmak için kalorisi ve yağ içeriği düşük sebze ve salatayı daha çok kullanmalıyız. Aşırı yemek, kilo alımına, yani vücut yağ dokusunun artışına sebep olur. Artan yağ dokusu bir ağırlık olarak eklemlere büyük zarar verir. Şişmanlık, şeker, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, kolesterol yüksekliği ve kanser gibi ölümcül hastalıklara zemin hazırlar.

2-Ana besin maddelerini doğru oranlarda tüketin!

SaÄŸlıklı beslenmede günlük alınan kalorilerin %55-60′nı karbonhidratlar, %20-30′nu yaÄŸlar, %13-20’sini proteinler oluÅŸturmalıdır. Oranların bozulması zamanla saÄŸlığımızı negatif yönde etkiler. Yalnızca bir grup besin maddesini ağırlıklı olarak kullanan diyetler (Atkins vb.) zararlıdır. Günlük enerji kaynağımız olan karbonhidratların az alınması durumunda gerekli enerji yaÄŸ ve proteinden elde edilir. Bunlardan bilhassa proteinlerin metabolizma artıkları vücutta zehir etkisi yapar. YaÄŸların aşırı alınması yüksek kalori deÄŸerlerinden dolayı ÅŸiÅŸmanlamamıza neden olur.

3-Yavaş yiyin, çok çiğneyin!

Sindirim ağızda başlar. Yiyecek maddeleri iyice çiğnenmeli ve tükürük içine iyice karışmalıdır. Tükürüğün içindeki AMİLAZ enzimi nişastaların ön sindirimi için gereklidir. Etler ufak parçalara ayrılmadıkça midenin işi zorlaşır. Yemeye başladıktan sonra 15-20 dakika geçmeden doyma merkezi uyarılmaz. Bundan dolayı yavaş yemek yememiz oldukça önemlidir.

4-Mutlaka kahvaltı yapın!

Kahvaltısız bir beslenme çok yanlıştır. En fazla kaloriye, en hareketli olduğumuz öğleden önce ihtiyaç duyarız. Sağlıklı bir beslenmede en çok kalori kahvaltıda alınmalıdır. Öğlen yemeği orta, akşam yemeği hafif olmalıdır. Güne istekli ve bol enerjiyle başlamak için iyi bir kahvaltı yapmamız şarttır. Ancak ne yazık ki günümüzde çoğumuz vakit bulup kahvaltı yapamıyoruz veya geçiştiriyoruz. Sağlıklı bir uyku için midenin boş olması ve tüm sindirim işleminin bitmiş olması gerekir. Bundan dolayı yatmadan en az 3- 4 saat evvel yemeğe son verilmelidir.

5-Üç öğün yemek yiyin ve bol miktarda su için!

6-Yemekleri doÄŸru ve az piÅŸirin!

Yemekler kısık ateşte, yavaş ve az pişirilmelidir. Bir yiyecek maddesi ne kadar hızlı ve çok pişirilirse içindeki değerli maddeleri de o derecede kaybeder. Çok yüksek ısıda kızartma, alevde ızgara, yiyecek maddelerini kanser yapıcı maddelere dönüştürür. Bilhassa sebzeler az pişirildiklerinde vitamin kayıpları da az olur. En iyi pişirilme şekilleri buharlı tencerede yavaş, fırında veya az yağlı tavada kısık ateşte pişirmektir.

Hayvansal yağlarda kızartmak ve kavurmak oldukça zararlıdır. Bu şekilde pişirilip yenen yiyecek maddeleri sindirim sisteminde serbest radikallerin aşırı derecede çoğalmasına neden olur. Serbest radikaller kalp damar hastalıkları ve kanser gibi öldürücü birçok hastalığın sebebi olarak gösterilmektedir.

7-Çiğ yenen yiyecekleri çok tüketin!

Her gün mutlaka üç öğün salata ve iki öğün meyve yiyin. Pişen yemeklerde vitamin ve mineraller değerinin büyük bir kısmını kaybeder. Bundan dolayı her yemekte mevsimine göre çeşitli salatalar tüketilmeli, her gün en az yarım kilo meyve yenmelidir. Çiğ ve az pişmiş sebzeler asla ihmal edilmemelidir. Bunların hormonsuz ve katkı maddeleriyle yetiştirilmemiş olanları tercih edilmelidir.

8-Taze ve doğal yiyecekleri tüketin!

Hazır, konserve, rafine, salamura, tütsülenmiş yiyecekler, turşu, sakatattan uzak durun. Yiyecek maddeleri buzdolabınızda günlerce beklemesin, onları taze tüketin. Kimyasal katkılar, mide ve bağırsaklarda hastalıklara neden olabileceği gibi kalın bağırsak kanserinin de sebebi olarak gösterilmektedir.

9-Şeker ve şekere dönüşen maddelerden kaçının!

Şeker, şeker içeren yiyecek maddeleri, şekere çok çabuk dönüşen beyaz ekmek, makarna, beyaz pirinç, unlu gıdalar, mısır ve aşırı patatesten uzak durun.

10-Değişime uğramamış tahıl ürünlerini tüketin!

Ekmek ve makarna tam buğday unundan, yani kabuğu alınmamış doğal buğdayın öğütülmesiyle elde edilen undan yapılmalıdır. Pilav, kabuğu alınmamış doğal pirinçten yapılmalıdır. Unlu ürünler de aynı şekilde hiçbir değişime uğramamış doğal buğday unundan üretilmelidir. Protein, vitamin, mineral ve posa tahılların kabuğundadır. Bu maddelerin sağlıklı beslenmede çok büyük önemi vardır.

11-Bitkisel sıvı yağlardan şaşmayın!

Tereyağı, sade yağ, iç yağları ve yağlı peynirlerdeki hayvansal yağlar çok yüksek oranda kolesterol içerdiklerinden dolayı kalp damar hastalıklarına neden olurlar. Bu nedenle, bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir. Çünkü bitkisel yağlar kolesterol içermezler. Günlük yağ ihtiyacımız kilogram başına 1 gramdır. Bu miktar aşılmamalıdır.

Genetik olarak kalp damar hastalıklarına yatkınlığı olanlar ve bu hastalıkları olanlar asla hayvansal yağları ve de margarinleri tüketmemelidirler.

12-Balığı sofradan eksik etmeyin!

Balık en değerli hayvansal protein kaynağı olduğu gibi, aynı zamanda OMEGA- 3 yağ asidi, mineral ve vitamin deposudur. Damar ve kalp sağlığı açısından bu yağ asidi çok önemlidir. Bundan dolayı balığı en çok tüketen Eskimolarda ve Akdeniz ülkelerinde kalp damar hastalıkları çok az görülmektedir. Haftada 2-3 defa balık yenmelidir.

Kırmızı et tüketimi azaltılmalı ve yağlarından arındırılmalıdır. Balıktan sonra ikinci tercih tavuk ve hindi eti olmalıdır.

13-Bitkisel protein kaynaklarını unutmayın!

Sağlıklı beslenen kişi, günlük protein ihtiyacının yarısını balık, tavuk, et, yumurta, peynir gibi hayvansal gıdalardan, yarısını ise baklagillerden ve kabuklu yemişlerden almalıdır. Haftada en az 3-4 defa kuru fasulye, nohut, mercimek, bezelye, soya fasulyesi gibi zengin bitkisel protein kaynakları tüketilmelidir. Bu yiyecekler hem bitkisel protein hem de karbonhidrat açısından zengin yiyeceklerdir, içerdikleri yüksek lif nedeniyle bağırsakları çalıştırarak kabızlığa engel oldukları gibi bağırsak kanserinden de korurlar.

Fındık, ceviz, badem ve fıstık gibi kabuklu yemişler hem protein hem de yağ açısından zengindirler. Bu yağlar bol miktarda OMEGA-3 yağ asitlerini içerirler. Bu yağ asitleri kalp damar sağlığı açısından çok önemlidir.

14-Sofranızdan tuzluğu kaldırın!

Günlük aldığımız yiyecek maddelerinin içindeki tuz, ihtiyacımızın 2/3 sini karşılar. Bizim ilave ettiğimiz tuz 2 gramı geçmemelidir.
Fast-food ürünlerde aşırı miktarda tuz bulunur.
Şarküteri ürünleri, konserveler, turşu, peynir gibi yiyecek maddeleri aşırı tuz içermektedir.
Yemeğin tadına bakmadan tuzluğa saldırmak yanlıştır.
Aşırı tuz vücutta su tutar.
Yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, karaciğer, akciğer ve böbrek hastalıklarında tuz, bu hastalıkları ölüme neden olabilecek derecede ağırlaştırabilir.
Sellülit oluşmasındaki en büyük sebeplerden biri aşırı tuz tüketimidir.
15-Alkollü içecekleri fazla tüketmeyin!

Aşırı alkol tüketimi karaciğer yağlanmasına, siroza, beyin hücreleri tahribatına sebep olabileceği gibi kişinin psikoloji ve günlük yaşamında tamiri imkansız negatif etkilere de neden olabilir.

Viski, rakı, votka, cin gibi alkol konsantrasyonu ve dolayısıyla kalorisi yüksek içkilerden kaçınılmalıdır. Haftada 2- 3 defa iki kadeh şarap veya 1-2 şişe bira sağlık açısından bir risk oluşturmaz.

Yapılan bilimsel araştırmalar az miktarda içilen kırmızı şarabın kalp damar sağlığı yönünden faydalarını ortaya çıkarmıştır

Posted in Medikal Duyuru on July 4th, 2007 by admin | | 0 Comments

Hamilelikte ÅŸampuana dikkat!

Fareler üzerinde deneyler yapan bilimadamları, şampuan, saç kremi, cilt bakım ürünleri ve makyaj malzemelerinde bulunan fatalat maddesinin, ceninin gelişimi sırasında erkeklik hormonu testosteron seviyesini düşürdüğünü,bunun da cinsel organ bozukluklarına, sperm sayısında düşüşe ve kısırlığa yol açabildiğini gözledi. Bilimadamları, birçok saç ve cilt bakım ürününde bu maddenin adının içindekiler bölümünde yer almadığını ifade etti.

Posted in Medikal Duyuru on June 26th, 2007 by admin | | 0 Comments

Endikasyon Dışı Kullanım

Sevgili Hekimler umarım işinize yarar
Bazı ilaçların tedavide endikasyon (ruhsatında belirtilen yarar) dışında kullanılabilmesi belirli şartlara bağlandı. Bu tür durumlarda reçetenin geri ödeme kurumlarınca karşılanabilmesi için gerekli başvuruyu artık hasta yerine ilgili hekim yapacak.
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünce, ilaçların endikasyon dışı kullanımına ilişkin bir genelge yayınlandı.
Genelgede, herhangi bir hastalığın tedavisinde sadece ilgili endikasyonda etkinliği ve güvenilirliği bilimsel olarak yeterli klinik çalışmalarla kanıtlanmış ve bu endikasyonda standart doz belirlenerek ruhsatlandırılmış ilaçların kullanılabileceğ ine işaret edildi.
Genelgede, ruhsatlı endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde ilaç kullanımıyla ülkede henüz ruhsatlandırılmamış ilaçların bireysel tedavi amacıyla yurt dışından getirtilerek kullanımının; tıbbi, etik, hukuki ve farmakoekonomik açıdan giderek büyüyen bir sorun haline geldiği belirtildi. Bu kapsamdaki ilaçlarla yapılan tedavilerin bazı bilimsel standartlara kavuşturulması ve Bakanlığın izni olmaksızın uygulanmaması gerektiği vurgulanan genelgede, bu uygulamalar için yapılacak müracaatlar belirli kurallara bağlandı.
Buna göre, standart dozla ve onaylı endikasyon dahilinde ilaç veya diğer tıbbi yöntemlerle tedavi seçenekleri bulunan hiçbir hastalıkta, endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde ilaç kullanımına izin verilmeyecek.
Ülkede mevcut standart tedavi seçeneklerinin tümü tüketilmişse endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde ilaç kullanımı hususundaki müracaatlar artık hasta yerine hastayı takip eden ilgili branştaki doktor tarafından yapılacak. Hasta, hasta yakını, eczacı veya başka şahıslarca yapılacak müracaatlar ile Bakanlıktan izin alınmadan yapılan bu tür uygulamalarla ilgili müracaatlar kabul edilmeyecek.
ENDİKASYON DIŞI KULLANIMDA İSTENECEK BELGELER
Belirtilen şartlara uyan endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde ilaç kullanımı için yapılacak müracaatlarda şu belgeler istenecek:
-Hastayı takip eden doktor tarafından imzalanmış, hasta ve kullanılmak istenen ilaç isminin ve teşhisin yer aldığı, kısaca talebi anlatan dilekçe,
-Hastayı takip eden doktor tarafından eksiksiz olarak doldurularak, kaşelenip imzalanacak �Endikasyon Dışı İlaç Kullanım Talep Formu�,
-Sağlık Kurulu Raporu örneği,
-İlacın yer aldığı reçete örneği,
-Hasta tarafından okunarak imzalanmış Bilgilendirilmiş Olur Formu,
-Endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde kullanılacak ilacın, ilgili endikasyonda kullanımının ve çok sayıda hastada olumlu sonuçlarının (sağ kalım avantajı, ölüme yol açan klinik bulguların gerilemesi gibi) kesin olarak gösterildiği, spesifik ve bilimsel hakemli dergi veya �textbook�lardan alınmış literatür bilgisi örnekleri,
-Epikriz (hastanın hastalığı, teşhis ve tedavisiyle ilgili her türlü bilgiyi içeren belge) veya hastane çıkış özeti,
-Bakanlıkça gerekli görülen durumlarda hastaya klinik özelliklerinden dolayı yapılmış özel laboratuvar tetkik sonuçları.
MÜRACAAT GEREKMEYENLER
Prospektüslerinin güncellenmemesi nedeniyle ruhsatlı endikasyonları dışında algılanan ancak standart tedavi seçeneği olarak kabul edilerek Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliğindeki hasta katılım payından muaf ilaçlar listesinde spesifik hastalıklara ait madde başlıkları altında yer alan ilaçlar için bu işlemler gerekmeyecek.
Endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde ilaç kullanımları için yapılan müracaatlar, Bakanlığın oluşturacağı bilim komisyonları tarafından güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirilecek. �Uygun değildir� şeklinde sonuçlanan müracaatlara verilen cevaplarda gerekçe belirtilecek.
Endikasyon dışı ve/veya standart dozların üzerinde ilaç kullanımıyla ilgili olarak olumsuz cevaplanan dosyalar, yeni literatür bilgileri eklenmesi durumları dışında tekrar başvurulması halinde bir önceki başvuru tarihinin üzerinden 3 ay geçmeden yeniden değerlendirilmeye alınmayacak.
İzin, hastanın ilerleyen veya değişen klinik durumundan dolayı geri alınabilecek, doz veya uygulama süresi değiştirilebilecek. Herhangi bir hasta için düzenlenen ilaç kullanım izinleri benzer teşhisteki fakat farklı klinik durumlardaki diğer hastalara emsal teşkil edemeyecek.
YURT DIŞINDAN GETİRİLECEK İLAÇLAR
Yurt dışından reçete bazında şahsi tedavi için getirtilecekler, ilgili endikasyonda etkinliği ve güvenilirliği yeterli klinik çalışmayla gösterilmiş ve bu endikasyonda standart dozu belirlenerek başka ülkelerde ruhsatlandırılmış ilaçlar olabilecek.
Söz konusu izinlerle tedavi uygulanan hastaların klinik-laboratuvar durumları ve bu tedaviye bağlı ilaç yan etkileri, hastayı takip eden doktor tarafından 3 ayda bir Bakanlığa yazılı olarak bildirilecek. Hasta vefat etmişse ölüm sebebinin izah edildiği rapor, yine hastayı takip eden doktor tarafından düzenlenerek Bakanlığa gönderilecek.
Hürriyet Gazetesi

Posted in Medikal Duyuru on May 5th, 2007 by admin | | 0 Comments

Next Page »
Latest entries
Search

Categories

  • Ailemiz (10)
  • Allerjiler (347)
  • Annelik (145)
  • Ağız ve DiÅŸ (91)
  • Çocukların SaÄŸlığı (524)
  • Üroloji SaÄŸlık (35)
  • Bütün Hastalıklar (685)
  • bebeklerin saÄŸlığı (218)
  • Cilt Problemleri (81)
  • Cinsellik ve SaÄŸlık (435)
  • Dahiliye Kısmı (114)
  • Erkekler (135)
  • Estetik Tedavisi (57)
  • Farklı Yöntemler (424)
  • Fizik Tedavileri (54)
  • Göz ve SaÄŸlık (205)
  • Göğüs Hastalıkları (29)
  • Güzellik Bölümü (758)
  • Hamilelik ve Gebelik (413)
  • ilk yardım bölümü (64)
  • Kadınlar (417)
  • Kalbimiz SaÄŸlık (177)
  • Kanser Bölümü (188)
  • Kulak Burun BoÄŸaz (100)
  • Medikal Bilgileri (818)
  • Medikal Duyuru (20)
  • Medikal Haber (39)
  • Medikal Sözlük (27)
  • Nöroloji Bilgisi (95)
  • Ortopedi Bilgisi (61)
  • Psikiyatri Bölümü (184)
  • Sancı (24)
  • SaÄŸlıklı Saçlar (65)
  • Spor Bölümü (99)
  • Zayıflama (488)
  • Zührevi Hastalıklar Bölümü (26)
  • Åžeker Hastalığı (184)

  • Archives

  • December 2007
  • November 2007
  • August 2007
  • July 2007
  • June 2007
  • May 2007
  • April 2007
  • March 2007
  • February 2007
  • January 2007

  • Dost Siteler 2

  • Subscribe to RSS feed
    Page 1 of 71234567»
    saglik
    eXTReMe Tracker
    Sağlıksal Sağlıkpenceresi diyet astroloji FizikTedavi intaniye RomatizmA doktor KanseR estetik Yemek Tarifi site ekle