Bel fıtığı

Bel fıtığı, bel omurlarının arasında yer alan disklerin iç çekirdeklerinin, dışa doğru bazen bombe yaparak bazen de içeriğinin tamamen dışarı taşması sonucunda o bölgedeki sinirleri etkilemesi ile oluşan ağrılı bir durumdur.

Disk içindeki çekirdek kısmının durumuna göre fıtıklar çeşitli isimler alır.

Bel fıtığına bağlı ağrı, diskin fıtıklaşarak veya sıvı toplayıp şişerek bel sinirlerine direkt olarak baskı yapması sebebiyle ortaya çıkabileceği gibi diskten açığa çıkan bazı kimyasal maddelerin bel sinirlerini etkilemeleri sebebiyle de oluşabilmektedir.

Bu tür bir ağrıda epidural steroid enjeksiyonu olarak adlandırılan girişim ile bel sinirlerinde ağrıya sebep olan kimyasal maddeler ortadan kaldırılırken diskin sıvı toplaması sonucu şişmesi de azaltılarak sinirlere baskı yapması önlenir.

Bel fıtığına bağlı ağrı genellikle ;

Belden başlayarak bir bacağa yayılır.
Öksürme, hapşırma, ıkınma ile artar.
Ayakta durmak, yürümekle azalır.
Oturmak, öne eğilmekle, ağrının olduğu yana eğilmekle artar.
Sırtüstü pozisyonda rahatlar.

Tanı

1) Fizik muayene.

- Omurga genel görünüşü . Doğumsal anomaliler , omurga eğrilikleri , ağrıya bağlı eğrilikler veya tutulmalar saptanır.
- Hareket muayenesi . Öne eğilmekle , yanlara eğilmekle , sağa sola dönmekle ağrı olup olmadığı saptanır. Hastanın parmak uçlarında ve topuklarının üstünde yürümesi istenerek ilgili kaslarda kuvvetsizlik olup olmadığı saptanır.
- Nörolojik muayene ve kas kuvveti muayenesi . Çeşitli hareket ve manevralarla hastanın her hangi bir omurilik seviyesinde sinir sıkışması olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır. Yine aynı muayene yöntemleri ile ağrının bel omurları ve disk kaynaklı mı olduğu , yoksa bel kaslarından ya da kalça ekleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılmaya çalışılır. Hastanın belirli omurilik sinirleri tarafından yönlendirilen kaslarında kuvvetsizlik olup olmadığı ya da gene belli sinirler tarafından düzenlenen reflekslerde ( örn. diz kapağı refleksi L-4 siniri ) kayıp olup olmadığı muayene edilerek anlaşılmaya çalışılır.
2) Tanı yöntemleri.
- Bel grafileri . Genelde sadece kemik yapı ile ilgili sınırlı bilgi verir. Kemik kırıkları , omurlarda kaymalar , eklemlerdeki problemler konusunda aydınlatıcıdır.
- Manyetik rezonans - MR . Tüm bel bölgesi ; kaslar , bağlar , omurilik , disk , omurilik zarları , disk fıtıkları ve sinir basıları , faset eklemle ile ilgili çok ayrıntılı bilgi verir.
- Bilgisayarlı tomografi - BT . Kemik yapılar ile ilgili en ayrıntılı bilgi tomografi ile edinilir.
- Laboratuar tetkikleri . Rutin testler dışında özel romatolojik hastalıklara özgü testler ; romatoid faktör ( RF ) , anti-nükleer antikor ( ANA ) , sedimentasyon , CRP , tam kan sayımı , Multipl Myelom için protein elektroforezi gibi testler yapılabilir.
- Elektromyografi - EMG . Kaslardaki sinir iletimini ölçerek herhangi bir sinire bağlı problem olup olmadığını gösterir. Şeker hastalığına bağlı sinir hasarı , sinir sıkışmasına bağlı sinir hasarı ayrımında , olayın süresinin yaklaşık olarak belirlenmesinde faydalı bir testtir.

Tedavi

- Yatak istirahati. 2 - 3 günü geçmemeli ve erken dönemde gündelik yaşama geçme ve egzersizlere başlama sağlanmalıdır. Belirli hareketlerle ağrılarda artma oluyorsa o hareketler kısıtlanmalı , bel korunmalı ama yatağa bağımlı hale gelip günlük aktiviteler kesintiye uğratılmamalıdır.
- İlaç tedavisi. Non-steroid anti-inflammatuar ilaç grubu , ağrı ve oluşan inflammasyon yani yangıyı azaltırken, uygun şekilde ve doktor kontrolü olmadan kullanıldığında ciddi yan etkilere sebep olabilirler. ( Örn. Mide ülseri , böbrek yetmezliği )

- Epidural Steroid Enjeksiyonları ve diğer Girişimsel Ağrı Tedavi Yöntemleri .

1) Epidural steroid enjeksiyonu :

Özellikle bel - boyun fıtığına bağlı sinir sıkışmaları durumunda , gelişen teknik ve görüntüleme yöntemleri ile sıkışan sinire kadar ulaşıp , o bölgedeki enflammasyon yani ağrı ve sıkışma yaratan çeşitli kimyasal reaksiyonları ortadan kaldırıp , ağrıyı giderecek ilaçları hemen problemli sinir etrafına yapmayı sağlayacak bir yöntemdir. Sıkışmış , problemli sinir bölgesine ağrıyı kesecek ve kas spazmını giderecek bir ilaç ve düşük doz steroid uygulaması ile özellikle ilk 6 ay ile 1 yıl arasında başvuran hastalarda % 50 - 80 oranında ağrı kesilmesi sağlanabilmekte ve bu sayede hasta hareketleri kısıtlanmadan erken dönemde gündelik hayatına dönebilmektedir. Ağrı şikayeti olmayan hasta bel sağlığı için çok önemli olan egzersizleri sorunsuz olarak uygulayabilmektedir.

2) Seçici sinir blokları - Faset steroid enjeksiyonu :

Omurlar arasında yer alan faset eklemlerden kaynaklanan ağrılarda faset eklem içi steroid uygulaması ve faset eklem medial sinir bloğu ile ağrı tedavisi , son derece başarılı sonuçları olan girişimsel ağrı tedavi yöntemlerinden biridir. Tedavinin yanısıra ağrının faset eklem kaynaklı olup olmadığının anlaşılmasına yarayan bir tanı yöntemi olarak da kullanılabilir.
- Fizik tedavi. Traksiyon , bel okulu , bel egzersizleri , ultrason uygulamaları kısa süreli rahatlama sağlayabilen uygulamalardır.
- Egzersiz. Erken dönemde tekrar hareketli yaşama dönebilmek için egzersizler ve uygulama teknikleri çok önemlidir. Hareketsizlik , hareket etmede kısıtlılık bel ağrısı tedavisini olumsuz etkileyen en önemli durumdur.
- Bel sağlığını koruma ve beli kullanma tekniklerinin öğretilmesi
- Cerrahi tedavi. Son 20 yılda gelişen tanı ve tedavi teknikleri ile artık cerrahi girişim ihtiyacı % 5 düzeyine kadar gerilemiş ve hastaların ameliyata gerek kalmadan bel sorunlarının üstesinden gelmeleri sağlanmıştır. Ancak aşağıdaki durumlarda en erken dönemde doktorunuza başvurmanız ve gerekli görülürse cerrahi tedavi için değerlendirilmeniz gerekmektedir:

1) Bel ağrısıyla beraber herhangi bir bacak veya ayakta düşüklük , ciddi kuvvet kaybı , yürüyememe

2) Ani gelişen idrar veya dışkı kaçırma veya idrar , dışkı yapamama

3) Erkeklerde ani geliÅŸen ereksiyon kusuru

Posted in Sancı on Mart 25th, 2007 by admin | | 0 Comments

Bel Ağrıları - Genel bilgi

Genel Bilgi …
- Disk ile ilgili problemler. Omurlararası disklerde fıtıklaşma en sık olarak 4-5. bel omurlarının hizasında ortaya çıkar ve o bölgede sinir sıkışmasına sebep olur. Siyatik siniri oluşturan bölgede bir sıkışma olursa bu genelde siyatik ağrısı olarak tarif edilen , öksürmekle , hapşırmakla , arabada seyahat ederken ve öne eğilmekle artan, bacağın arka kısmından ayağa kadar yayılan, bıçak saplanır gibi bir ağrıya sebep olur.

- Faset eklemlerde dejenerasyon. Faset eklemlerdeki genişleme veya ödem olması omurilik sinirlerini omurilik kanalında çıktığı noktalarda sıkıştırabilir. Bu da ağrıya sebep olur. Sinir sıkışması olmasa bile belin arkaya bükülmesi sırasında veya belin sağa sola eğilmesi sırasında olan , gece yatakta dönerken daha da artan ve bel fıtığındaki ayaklara kadar yayılabilen ağrının aksine bacakta dizlerin altına genellikle yayılmayan şiddetli bel ağrısına sebep olabilir.
- Spondiloz. Omurlarda ve diskteki genel dejenerasyona spondiloz denir. Omurilik sinirlerinin çıkış noktalarında darlığa ve sinir sıkışmasına sebep olabilir.
- Spondilolistezis - Omur kayması. Bir omurun diÄŸer omurun üzerinden öne doÄŸru kaymasıdır. % 80′i L5-S1 arasından olur.

- Spondiloliz. Omurların üstüne binen tekrarlanan yük ve travmaların sonucu olarak özellikle gençlerde ve jimnastik yapanlarda daha sık olarak görülen , belin geri hareketiyle artan ve öne eğilmekle azalan ağrıya sebep olur.
- Omurga kırıkları. Travmalara veya yaşla beraber osteoporoza veya tümörlere bağlı olarak omurga kırıkları olabilir.
- Spinal stenoz - Omurilik dar kanalı. Omurilik kanalındaki bir daralma yürüme veya hareket sırasında ortaya çıkan bel ve bacak aÄŸrısına ve belirli bir mesafeyi yürüdükten sonra ortaya çıkan bacakta oluÅŸan güçsüzlüğe ve bazen de topallamaya sebep olabilir. Bu ÅŸikayetler genellikle dinlenmekle geçer. Bu bulgulara ‘vitrin arazı ‘ da denir. Genelde görülme sıklığı yaÅŸla beraber artar. AÄŸrı, daralan sinir kanalında sinirin ve siniri besleyen damarların sıkışması sonucu ortaya çıkar.
- Myofasyal ağrı. Kaslardaki tetik nokta denen ağrılı noktalar bele yayılan ağrıya sebep olabilir , bel fıtığında görülen ağrı ile karışabilir. Basit muayene yöntemleri ile genelde tanı konabilir.
- Sakroiliit . Leğen kemiklerinin kuyruk sokumu ile yaptığı eklem bölgesinden kaynaklanan ağrıya sebep olur. Eklem üstüne bastırmakla ve özel muayene yöntemleri ile eklem grafileri ile tanı konur.
- Bel Ameliyatı Sonrası AÄŸrı Sendromu Bel ameliyatı olan hastaların %5 ile % 15 ‘inde aÄŸrı ÅŸikayetleri geçmeyebilir veya ameliyat öncesinden daha fazla olabilir. Bu aÄŸrı , ameliyat bölgesindeki yapışıkların sinirleri sıkıştırmasına baÄŸlı olabileceÄŸi gibi omuriliÄŸi saran araknoid zarındaki kalınlaÅŸmalara da baÄŸlı olabilir.
- Çocukluk çağı . 10 yaş altında bel ağrısında disk iltihabı , tümörler , damarsal anomaliler ve osteomyelit yani kemik iltihabı akla gelebilecek olasılıklardandır. 10 yaş üstündeki çocuklarda disk kayması , bel fıtığı , jüvenil kifoz ( Scheuermann hastalığı ) ve tümörler akla gelir.
- Yansıyan ağrı . Böbrek taşı , aort anevrizma ruptürü gibi durumlarda oluşan ağrılar da bel bölümünde hissedilebilir.

2) Genel sebepler:

- Tümörler:
1- Kemikle ilgili olanlar . En sık olarak bir tür kan hastalığı olan Multipl Myelom gelir.
2- Metastatik - Bir kanserin yayılması ile ortaya çıkarlar . Meme , prostat , akciğer , böbrek ve tiroid kanserleri kemiğe yayılım gösterir.
- Çeşitli nedenler : Metabolik kemik hastalıkları , epidural enfeksiyon , vaskülitler.

3) Nörolojik sebepler:

- Myelopati , omuriliğe bağlı hasalıklar.
- Şeker hastalığı gibi hastalıklara bağlı bel sinirlerinde rahatsızlık
- Nöropati , Multipl Skleroz ( MS ) ve benzeri hastalıklar
- Kas hastalıkları

Tanı

1) Fizik muayene.

- Omurganın genel görünüşü . Doğumsal anomaliler , omurga eğrilikleri , ağrıya bağlı eğrilikler veya tutulmalar saptanır.
- Hareket muayenesi . Öne eğilmekle , yanlara eğilmekle , sağa sola dönmekle ağrı olup olmadığı saptanır. Hastanın parmak uçlarında ve topuklarının üstünde yürümesi istenerek ilgili kaslarda kuvvetsizlik olup olmadığı saptanır.
- Nörolojik muayene ve kas kuvveti muayenesi . Çeşitli hareket ve manevralarla hastanın her hangi bir omurilik seviyesinde sinir sıkışması olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır. Yine aynı muayene yöntemleri ile ağrının bel omurları ve disk kaynaklı mı olduğu , yoksa bel kaslarından ya da kalça ekleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılmaya çalışılır. Hastanın belirli omurilik sinirleri tarafından kontrol edilen kaslarında kuvvetsizlik olup olmadığı ya da gene belli sinirler tarafından düzenlenen reflekslerde ( örn. diz kapağı refleksi L-4 siniri ) kayıp olup olmadığı muayene edilerek anlaşılmaya çalışılır.

2) Tanı yöntemleri.
- Bel grafileri . Genelde sadece kemik yapı ile ilgili sınırlı bilgi verir. Kemik kırıkları , omurlarda kaymalar ve eklemlerdeki problemler konusunda aydınlatıcıdır.


- Manyetik rezonans - MR . Tüm bel bölgesi ; kaslar , bağlar , omurilik , disk , omurilik zarları , disk fıtıkları ve sinir basıları , faset eklemlerle ile ilgili çok ayrıntılı bilgi verir.

- Bilgisayarlı tomografi - BT . Kemik yapılar ile ilgili en ayrıntılı bilgi tomografi ile edinilir.
- Laboratuar tetkikleri . Rutin testler dışında özel romatolojik hastalıklara özgü testler ; romatoid faktör ( RF ) , anti-nükleer antikor ( ANA ) , sedimentasyon , CRP , tam kan sayımı , Multipl Myelom için protein elektroforezi gibi testler yapılabilir.
- Elektromyografi - EMG . Kaslardaki sinir iletimini ölçerek herhangi bir sinire bağlı problem olup olmadığını gösterir. Şeker hastalığına bağlı sinir hasarı , sinir sıkışmasına bağlı sinir hasarı ayrımında , olayın süresinin yaklaşık olarak belirlenmesinde faydalı bir testtir.

Tedavi

- Yatak istirahati. 2 - 3 günü geçmemeli ve erken dönemde gündelik yaşama geçme ve egzersizlere başlama sağlanmalıdır. Belirli hareketlerle ağrılarda artma oluyorsa o hareketler kısıtlanmalı , bel korunmalı ama yatağa bağımlı hale gelip günlük aktiviteler kesintiye uğratılmamalıdır.
- İlaç tedavisi. Non-steroid anti-inflammatuar ilaç grubu , ağrıyı ve oluşan inflammasyon yani yangıyı azaltırken, uygun şekilde ve doktor kontrolü olmadan kullanıldığında ciddi yan etkilere sebep olabilirler. ( Örn. Mide kanaması , böbrek yetmezliği )

- Epidural Steroid Enjeksiyonları ve diğer Girişimsel Ağrı Tedavi Yöntemleri .

1) Epidural steroid enjeksiyonu :

Özellikle bel - boyun fıtığına bağlı sinir sıkışmaları durumunda , gelişen teknik ve görüntüleme yöntemleri ile sıkışan sinire kadar ulaşıp , o bölgedeki enflammasyon yani ağrı ve sıkışma yaratan çeşitli kimyasal reaksiyonları ortadan kaldırıp , ağrıyı giderecek ilaçları hemen problemli sinir etrafına yapmayı sağlayacak bir yöntemdir. Sıkışmış , problemli sinir bölgesine ağrıyı kesecek ve kas spazmını giderecek bir ilaç ve düşük doz steroid uygulaması ile özellikle ilk 6 ay ile 1 yıl arasında başvuran hastalarda % 50 - 80 oranında ağrı kesilmesi sağlanabilmekte ve bu sayede hasta hareketleri kısıtlanmadan erken dönemde gündelik hayatına dönebilmektedir. Ağrı şikayeti olmayan hasta bel sağlığı için çok önemli olan egzersizleri sorunsuz olarak uygulayabilmektedir.

2) Seçici sinir blokları - Faset steroid enjeksiyonu :

Omurlar arasında yer alan faset eklemlerden kaynaklanan ağrılarda faset eklem içi steroid uygulaması ve faset eklem medial sinir bloğu ile ağrı tedavisi , son derece başarılı sonuçları olan girişimsel ağrı tedavi yöntemlerinden biridir. Tedavinin yanısıra ağrının faset eklem kaynaklı olup olmadığının anlaşılmasına yarayan bir tanı yöntemi olarak da kullanılabilir.
- Fizik tedavi. Traksiyon , bel okulu , bel egzersizleri , ultrason uygulamaları kısa süreli rahatlama sağlayabilen uygulamalardır.
- Egzersiz. Erken dönemde tekrar hareketli yaşama dönebilmek için egzersizler ve uygulama teknikleri çok önemlidir. Hareketsizlik , hareket etmede kısıtlılık bel ağrısı tedavisini olumsuz etkileyen en önemli durumdur.
- Bel sağlığını koruma ve beli kullanma tekniklerinin öğretilmesi
- Cerrahi tedavi. Son 20 yılda gelişen tanı ve tedavi teknikleri ile artık cerrahi girişim ihtiyacı % 5 düzeyine kadar gerilemiş ve hastaların ameliyata gerek kalmadan bel sorunlarının üstesinden gelmeleri sağlanmıştır. Ancak aşağıdaki durumlarda en erken dönemde doktorunuza başvurmanız ve gerekli görülürse cerrahi tedavi için değerlendirilmeniz gerekmektedir:

1) Bel ağrısıyla beraber herhangi bir bacak veya ayakta düşüklük , ciddi kuvvet kaybı , yürüyememe

2) Ani gelişen idrar veya dışkı kaçırma veya idrar , dışkı yapamama

3) Erkeklerde ani geliÅŸen ereksiyon kusuru

Posted in Sancı on Mart 25th, 2007 by admin | | 0 Comments

Bel Ağrıları

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluÅŸur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum deÄŸildir ve çoÄŸu zaman saÄŸlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleÅŸerek sakral omurları oluÅŸturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile iliÅŸkili omurlardır.

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluÅŸur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum deÄŸildir ve çoÄŸu zaman saÄŸlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleÅŸerek sakral omurları oluÅŸturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile iliÅŸkili omurlardır.

Bir omur temel olarak şu parçalardan oluşur:

1-Omur cismi - gövdesi
İlk boyun omurunda yoktur.

2-Lamina.
Omurilik kanalını 2 yanlı olarak oluşturur.

3-Spinöz çıkıntı.
İki laminanın birleşme noktasından sırta ve dışarı uzanan çıkıntı. Elimizi sırtımızda gezdirince elimize gelen çıkıntılar spinöz çıkıntılardır.

4-Pedikül.
Her iki laminayı birleştiren kemik uzantıları. Omurilikten çıkan spinal sinirlerin omurilik kanalından çıktığı omurlararası deliği ( nöral foramen ) oluşturur.

5-Transvers çıkıntılar.
Omurların her iki yanında olan, omurga kasları ve bağlarının yapıştığı çıkıntılardır.

6- Faset eklem çıkıntıları .
Her bir omurda sağ ve sol , alt ve üst olmak üzere 4 çıkıntı ve eklem yüzü vardır. Alt ve üst omurlardaki faset çıkıntıları ile birleşerek omurganın hareketini sağlayan faset eklemleri oluşturur.

Mekanik açıdan omurganın genel olarak iki işlevi vardır:
1. Koruyucu iÅŸlevi:

a. Omurga kanalı içinde omuriliğin korunması,
b. Omurganın sağ ve solundaki sinir çıkış delikleri ( intervertebral foramen ) içindeki sinir köklerinin korunması.

2. Hareket iÅŸlevi:
a. Faset eklem
b. Omurlararası disk

Faset eklemler:
Her omur arasında 4 ‘er adet olan , diz , dirsek eklemi gibi eklem kapsülü , eklem sıvısı ve diÄŸer eklem elemanlarını içeren eklemlerdir. SaÄŸda ve solda ikiÅŸer faset eklemi omurganın esnekliÄŸini saÄŸlar. Faset eklemleri olmadan omurga hareketsiz bir bambu çubuÄŸu gibidir. Zamanla ve tekrarlayan travmalarla bu eklem de diz eklemi gibi yıpranır ve kireçlenerek bel aÄŸrısının en önemli sebeplerinden biri haline gelir.

Faset eklemlerin siniri spinal sinirin arka kolundan çıkan medial sinir dir. Faset eklemlerden kaynaklanan ağrılar için yapılan girişimsel müdahalelerde medial sinir , asıl hedef olan yapılardan biridir.

Disk: Omurlararası disk temel olarak 2 bölümden oluşur.
1) Dıştaki sert halka şeklindeki bant olan , annulus fibrozus.
2) İçteki %90′ı sudan oluÅŸan jel kıvamlı çekirdek , nükleus pulpozus.

Her omur grubunun farklı fonksiyonu vardır.

Boyun omurları, temel olarak başı taşır ve hareketini düzenler.
Sırt omurları, kaburgalarla birleşerek göğüs kafesini oluşturur ve kalp, akciğerler gibi çok önemli organların korunmasını sağlar.
Bel omurları, vücut ağırlığını taşır ve bel hareketlerini düzenler.
Sakral omurlar, diğer kemiklerle birleşerek leğen kemiğini oluşturarak iç organları ve kadınlarda üreme organlarını koruyarak doğum kanalını oluşturur.

Hareketli 24 omur arasında ortası jöle kıvamlı , dışı sert bağlardan oluşan diskler bulunur. Bu diskler sayesinde omurlar birbirine sürtünmez ve vücut ağırlığının yarattığı basınç için birer yastık görevi görürler.

Her omurun orta kısmında içinden omuriliğin geçtiği kanalı oluşturan bir delik vardır.Bu delikler birleşerek omurga sütununu oluşturur ve bu sütun içinden beyin ve vücut arasındaki iletişim hattı olan omurilik geçer.

Omurilik:
Omurilik omurga denilen kemik bir yapının içinde vücut boyunca yukarıdan aşağıya doğru uzanan sinirlerden oluşan bir sütundur. İlk bel omurunun alt kenarına kadar devam eder; buradan itibaren sinirler daha alt seviyelere at kuyruğu tarzında yayılır. Yaklaşık olarak kadınlarda 43 cm, erkeklerde ise 45 cm uzunluğunda ve 35-40 gram ağırlığındadır.

Omurilik beyin ve vücut arasındaki bilgi otobanıdır. Bazen de omurilik beynin kontrolü olmadan refleks hareketleri düzenler.

Omuriliği meydana getiren hücrelere üst motor nöron denirken omurilikten kaynaklanan sinirlere alt motor nöron denir; bu sinirler omurlararası deliklerden çıkarak vücuda dağılır.

Omurilikte herhangi bir hasarda hasar seviyesinin altında his ve hareket kusuru meydana gelir. Boyun omurları hizasında bir hasarda kollar ve bacaklar felç olur (tetrapleji-quadripleji) , hasar bel ve sırt seviyesinde olursa bacaklar etkilenir. (parapleji).

Omurilikten 31 çift sinir çıkar. Bunlara spinal sinir denir. Bu spinal sinirler telefon hatları gibi işleyerek vücut ve beyin arasında his ve hareketleri düzenleyen sinyaller iletirler.

Omurilikten 2 adet sinir kökü çıkar. Ön ve arka kök. Ön kök beyinden gelen motor sinyalleri taşır, arka kök ise beyne duyusal sinyaller iletir. Ön ve arka kökler birleşerek spinal sinirleri oluşturur. Bu spinal sinirler omurilik hizasında ilerleyerek ait oldukları omurlararası delikten omurganın dışına çıkarlar. Omurga dışında sinir iki dala ayrılır. Küçük olan arka dal sırt cildine, sırt kaslarına ve faset eklemlere ( medial sinir ) uzanır. Ön dal ise vücudun ön tarafına uzanır ve belli başlı büyük sinirleri oluşturur.

Spinal sinirler çıktıkları omurlararası deliğin altındaki omurla aynı numarayı alır. Sinirlerin vücut üzerinde dağıldığı özel bölgelere dermatom denir.

Omuriliği , beyni de çevreleyen 3 zar sarar. En içteki zar , omuriliğe yapışık olan Pia dır. Ortadaki zar Araknoid dir ve en dıştaki zar da Dura dır. Pia ile araknoid arasında subaraknoid aralık denen bir boşluk vardır ve içinde beyin omurilik sıvısı mevcuttur. Dura ile araknoid arasında relatif subdural aralık ve kemik ile dura arasında arasında ise epidural aralık mevcuttur. Ağrı tedavisi ile ilgili epidural enjeksiyonlar bu epidural aralığa ulaşmak suretiyle yapılır.

Posted in Sancı on Mart 25th, 2007 by admin | | 0 Comments

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »
Latest entries
Search

Categories

  • Ailemiz (10)
  • Allerjiler (347)
  • Annelik (145)
  • Ağız ve DiÅŸ (91)
  • Çocukların SaÄŸlığı (524)
  • Üroloji SaÄŸlık (35)
  • Bütün Hastalıklar (685)
  • bebeklerin saÄŸlığı (218)
  • Cilt Problemleri (81)
  • Cinsellik ve SaÄŸlık (435)
  • Dahiliye Kısmı (114)
  • Erkekler (135)
  • Estetik Tedavisi (57)
  • Farklı Yöntemler (424)
  • Fizik Tedavileri (54)
  • Göz ve SaÄŸlık (205)
  • Göğüs Hastalıkları (29)
  • Güzellik Bölümü (758)
  • Hamilelik ve Gebelik (413)
  • ilk yardım bölümü (64)
  • Kadınlar (417)
  • Kalbimiz SaÄŸlık (177)
  • Kanser Bölümü (188)
  • Kulak Burun BoÄŸaz (100)
  • Medikal Bilgileri (818)
  • Medikal Duyuru (20)
  • Medikal Haber (39)
  • Medikal Sözlük (27)
  • Nöroloji Bilgisi (95)
  • Ortopedi Bilgisi (61)
  • Psikiyatri Bölümü (184)
  • Sancı (24)
  • SaÄŸlıklı Saçlar (65)
  • Spor Bölümü (99)
  • Zayıflama (488)
  • Zührevi Hastalıklar Bölümü (26)
  • Åžeker Hastalığı (184)

  • Archives

  • Aralık 2007
  • Kasım 2007
  • AÄŸustos 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007
  • Mayıs 2007
  • Nisan 2007
  • Mart 2007
  • Åžubat 2007
  • Ocak 2007

  • Dost Siteler 2

  • Subscribe to RSS feed
    Page 6 of 8«12345678»
    saglik
    eXTReMe Tracker
    Sağlıksal Sağlıkpenceresi diyet astroloji FizikTedavi intaniye RomatizmA doktor KanseR estetik Yemek Tarifi site ekle