Bebeklerde ve Çocuklarda Obezitenin Onlenmesi

Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü

Bebeklik ve çocukluk çağı şişmanlığından korunmak için, yaşam boyu sürecek sağlığın temelinin atıldığı gebelik döneminden başlayarak yeterli ve dengeli beslenmek gerekir.
Bebeklik ve çocukluk çağı şişmanlığının %90’ının, fazla enerji alımı ile oluştuğu ve şişman yetişkinliklerin %30’unun bebeklilik ve çocuklukta da şişman olduğu bilinmektedir.

Bebeklik ve Çocukluk Çağında Şişmanlığın Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir:
Anne karnından okul çağına kadar, çocuğun gereksinimleri ve beslenme şekli, büyüme ile birlikte değişir. Bu farklı dönemlere göre de şişmanlığın önlenmesi için farklı beslenme önerileri verebiliriz.

1. Doğum Öncesi Dönemde
- Gebeliğin başlangıcından itibaren annenin yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmeli, gebelik için gerekli besin öğelerini içeren, dengeli bir diyet tüketmesi sağlanmalıdır.
- Gebelikte annenin fazla ağırlık alması önlenmeli, ağırlık alımı izlenmelidir. Annelerin gebelik süresince 9-14 kg ağırlık artışı normaldir.
- Eğer anne gebeliğin başında şişman ise fazla ağırlık artışına gerek yoktur.
- Gebeliğin son üç ayında anne şişman ise, enerji kısıtlanmamalıdır. Bu uygulama anne karnındaki bebeğin büyümesini olumsuz etkileyecektir.
- Anne diyabetik ise, kan şekerinin kontrolü şişman bebek doğumunu önlemek için gereklidir.

2. Bebeklik Döneminde (0-1 yaş)
Bu dönemde bebek için, yaşına uygun alması gereken enerji ve besin öğelerini sağlayacak en ideal besin “anne sütü”dür. Bebeğin yaşına uygun ağırlık kazanması, yeterli büyüme ve gelişmesinin sağlaması için İlk altı ay tek başına, altıncı aydan sonra da uygun ek besinlerle beraber iki yaşına kadar emzirmeye devam edilmesi gereklidir.

- Yeterli anne sütü alan bebeklerin bebeklik ve çocukluk döneminde ve yaşamının daha sonraki döneminde “şişman” olma riski azdır.
- Altıncı aydan sonra azar azar ayına uygun ek besinlere başlanmalıdır.
- İlk ek besin tatlı olmamalıdır. Bu bebeğin sürekli tatlı ve şekerli besinlere istek duymasına, dolayısıyla gereğinden fazla enerji almasına neden olabilir.
- Ek besin olarak unlu-şekerli (muhallebi, nişastalı mamalar, vb.) yiyecekler verilmemelidir.
- Muhallebi yerine yoğurt, bisküvi-süt karışımı yerine ekmek-süt karşımı seçilmelidir.
- Süte; şeker, bal, vb. katılması fazla enerji alımı ile şişmanlığa neden olacağından eklenmemelidir.
- Daha fazla yemesi için bebek zorlanmamalıdır.
- Bebek ek besinler ile beslenirken kaşık ve bardak kullanmalıdır. Biberon kullanımı anne sütü alımını olumsuz etkilediği gibi fazla besin alımına neden olabilir.
- Bebeğin yediği besinlerin miktarı, aynı aydaki başka bebeklerle kıyaslanmamalıdır.
- Bebeğin büyüme ve gelişmesi izlenmelidir. Bebeğin beslenmesinde yapılacak değişiklikler için bu izlemi yapmak gereklidir.

3. Okul Öncesi Dönemde
Çocuğun yaşına ve olması gereken ağırlığa uygun dengeli bir diyetle beslenmesi sağlanmalı, yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmelidir.
- Bu yaş grubu çocuklar için “düşük enerjili diyetler” in kullanımı sakıncalıdır.
- Ailenin diğer üyeleri doğru beslenme alışkanlıkları ile çocuğa örnek olmalıdır.
- Çocuğun yediği besin miktarı başka çocuklarla karşılaştırılmamalıdır.
- Her öğünde dört besin grubundan yiyecek bulundurulmalıdır.

Besin Grupları:
a. Süt ve Ürünleri
b. Et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagil, fındık, vb.
c. Taze sebze ve meyve
d. Tahıllar (ekmek, pirinç, bulgur, bisküvi vb.)

- Çocuk oyunla, pazarlıkla, masallarla beslenmemelidir.
- Tüm aile bireylerinin bir arada sofrada oturarak beslenmesi alışkanlık haline getirilmelidir.
- Televizyon reklamlarından etkilenerek, enerji yoğunluğu yüksek, şeker ve yağ içeriği fazla olan hazır besinler (çikolata, şeker, cips, vb.) verilmemelidir.
- Bu tür besinler yerine; ara öğünlerde hem çocuğun iştahını kesmeyecek, hem de sağlıklı beslenmesi için gerekli olan meyve, taze meyve suyu, ayran ya da süt gibi besinler seçilmelidir.
- Yaşamın ileri dönemlerindeki beslenme alışkanlığının bu dönemde yerleştiği unutulmamalıdır.
- Oyun oynarken, televizyon izlerken beslemek çocuğun farkında olmadan fazla besin tüketmesine neden olabilir.
- Yemek öncesi, gelişigüzel besin tüketimi çocuğun öğünlerde yemek yemesini engeller.

4. Okul Döneminde
Çocuk hafif şişman ise;
- Büyüme ve gelişme sürdüğü için, düşük enerjili zayıflama diyetleri kesinlikle uygulanmamalıdır.
- Yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması gereklidir.
- Çocukların öğün atlaması önlenmeli ve her öğünde dört besin grubundan da yiyecek bulunmalıdır.
- Çocuğun yaşına uygun besin gruplarından tüketmesi sağlanmalıdır.

Çocuk ileri derecede şişman ise;
- Yeterli, dengeli yaşına uygun diyet uygulanmalıdır.
- Yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmeli, - Büyüme ve gelişme izlenmeli,
- Fiziksel aktivite arttırılmalı.

Okul dönemi, çocuklarda spor yapmak ve bunu bir yaşam biçimi olarak yerleştirmek için en uygun yaşlardır.

Posted in bebeklerin sağlığı on Ağustos 28th, 2007 by admin | | 0 Comments

Çocuklara Ek Besinler

Hazırlayan: Dr. Nurten Budak
Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü Beslenme ve Diyet Uzmanı

Bir civcivin gelişmesi için bütün besin öğelerini içeren yumurta, örnek protein kaynağıdır. Bu da büyümekte olan bir organizma için önemli bir özelliktir. Yumurta proteini, amino asitlerin hepsini yeterli oranda içeren ve kolay sindirilen ve %100 vücut proteinlerine dönüşebilen  “üstün kaliteli” proteindir. Bir adet yumurtada  6 gram kadar protein, 5.5 gram kadar yağ ve çok az karbonhidrat vardır. Ayrıca A vitamini ve bazı B vitaminIerinden de zengindir. Yumurtanın sarısı akına oranla daha fazla yağ, protein ve demir içermektedir ve iyi bir çinko kaynağıdır.

Yumurta sarısı yüksek kolesterol içermesine karşın yağı doymamış olduğundan kolesterolü yükseltici etkisi kırmızı etten daha düşüktür. Yumurta ülkemizdeki en ucuz  iyi kaliteli protein kaynağıdır.

Altı aylık olana kadar sadece anne sütü ile beslenmiş bir bebeğe yoğurt, meyve suyu, sebze çorbasının ardından ek besin yumurta sarısı verilmeye başlanır. 1 çay kaşığı kadar(1/4 yumurta sarısı), iyi haşlanmış yumurta sarısı çorbalarının ya da sütünün içine katılarak verilir ve 3 günde bir miktarı arttırılabilir. Dolayısıyla bebek 15 gün sonra tam yumurta sarısı alır. Daha sonra yumurta, beyazı ile verilmeye başlanır. Yine yumurta beyazı da ¼ tam yumurtanın beyazı olarak sarısıyla beraber verilmeye ve 3 günde bir miktarı arttırılır. Sekiz aydan sonra bebek gün aşırı 1 adet yumurta yemelidir. Yumurta verildiği ilk günden itibaren bebek alerji yönünden izlenmelidir.

Bebeğe verilen yumurta taze olmalı ve iyi pişirilmelidir. Pişirme ile yumurtanın sindirimi kolaylaşır. Çiğ yumurta B vitaminlerinden biotinin vücut tarafından kullanılmasına engel olduğundan zararlıdır. Sarısının katılaşıncaya kadar pişmesi mikrobiyolojik açıdan da önem taşımaktadır. İyi pişmemiş yumurtadan salmonella gibi mikroorganizmalar insana geçebilmektedir. Ancak, uzun süre pişirildiğinde de lezzeti azalmakta ve sarısının etrafında oluşan yeşil halka kötü görünmesine ve kötü kokmasına daha da önemlisi besin değerinin azalmasına neden olmaktadır.

Bunları önlemek için, bebeğin tüketeceği yumurta yıkanır, hafif buharlaşmaya başlayan ancak kaynamayan suda, 8-10 dakika kaynatılır ve derhal soğuk suya tutularak soğutulur.

Yumurta, bebeklere süt, çorba gibi yiyeceklerle karıştırılarak ya da omlet yapılarak ve ıspanak, kabak, domates, patates gibi sebzelerle pişirilerek de çocuğa yedirilebilir. Bunun için önce sebzeler yıkanır, doğranır ve pişirilir. Pişmesine yakın içine yumurta kırılır. Yumurta, çökelek ya da peynirle karıştırılarak  pişmiş makarnaya eklenir. Böylece besleyici değeri yüksek ve görece ucuz yemekler elde edilir.

Etler de biyolojik değeri yüksek, iyi kaliteli protein kaynağıdırlar. Ayrıca yumurta gibi B grubu vitaminler, vücuda iyi kullanılabilen demir ile çinkodan zengindirler, aynı zamanda bir enerji kaynağıdırlar. Ülkemizde genellikle koyun, sığır, kümes hayvanlarının etleri ve balık tüketilmekte ve sucuk, pastırma, salam gibi et ürünleri de yapılmaktadır.

Bu gruptan bebeğin 7 aylık olduğunda aldığı ilk ek besin tavuk etidir. Haşlanmış tavuk eti, çorbaların içine katılarak ya da ekmek, pilav ve makarna ile birlikte bebeğe yedirilir.

Bebeğe et, kıyma şeklinde verilir. Kıyma hafif ateşte kendi verdiği suyu çekene kadar pişirilip(kavrulmaz) çorbaların ya da yemeklerin içine konarak ya da ızgara köfte yapılarak bebeğe yedirilir. Bebeğe köfte hazırlanırken; yağsız iri çekilmiş dana kıyması, ıslatılmış çok az ekmek içi ve yıkanmış, ince doğranmış çok az maydanoz ile yoğrulur, ısıtılmış fırında ya da tavada pişirilir. Ekmek yerine haşlanmış pirinç konularak sulu köfte olarak da pişirilebilir.  Bebek için etli sebze yemeği hazırlarken; ıspanak, kabak, domates, patates, biber ve semizotu gibi bir sebze yıkanır ve tencereye doğranır. Bir  köfte kadar kıyma, 1 yemek kaşığı pirinç, mercimek ya da bulgur ile 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ve az su konulup pişirilir. Sebzenin türüne göre dolma ya da kıymalı sebze yemeği olarak yedirilir. Bebeğe verilen bu besinlerin hiçbirisine tuz konulmaz. Bebek bir yaşına geldikten sonra yemekleri iyotlu tuz kullanılarak pişirilir.

Bebeğe verilmesi gereken önemli bir besin de balıktır. Balık ve diğer su ürünleri “elzem yağ asitleri” olarak bilinen linoleik ve linolenik asitlerden zengindir. Bu yağ asitlerinin diyette yer alması koroner kalp hastalığının önlenmesi, beyin ve retinanın gelişimi ve sağlığı için gereklidir. On bir aylık olan bebek haftada bir kez taze balık tüketmeye başlar
Bebeklere verilecek balık, ızgara ya da buğulama olarak ve kılçıkları ayıklanarak yedirilir.

Bebeklere verilecek tek sakatat karaciğerdir. Karaciğer suda, hafif sıcaklıkta pişirilip, ezilerek verilir. Beyin, börek ve yürek gibi sakatatlar bebeğe yedirilmez.

Kırmızı et veya kümes hayvanlarının etlerinden yapılan ve katkı maddesi içeren pastırma, sucuk, salam ve sosis bebek ve çocuk beslenmesinde hiçbir şekilde yer almaması gereken besinlerdir. Ayrıca acılı, baharatlı, tuzlu, çiğ veya iyi pişmemiş ve mangalda pişmiş et yemekleri ve köfteler bebek ve çocuklara yedirilmemesi gereken besinlerdir.

Posted in bebeklerin sağlığı on Ağustos 28th, 2007 by admin | | 0 Comments

Bebeklerde Uyku

Hazırlayan:  Doç Dr. Selahattin Şenol,
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü

3 yaşına kadar bebeklik dönemi dediğimiz süre içinde bebek bir yandan kendi biyolojik yapısını öte yandan da bu yapıyı çevresel koşullara göre düzenleme çabasındadaır.
Biyolojik yapının düzenlenmesi her ne kadar doğarken getirdiği yapısal özelliklere bağlı ise de çevresel koşulların etkisi de gözardı edilemeyecek derecededir.

Yenidoğan dönemi ile 3 yaşa kadar bebeğin uyku nitelik ve niceliğinde önemli değişiklikler olur.
Bu değişikliklerin başlıcaları

    Uyku uyanıklık süresi yenidoğanda uyku lehine iken 1 yaşına gelinceye dek uyanıklık lehine dönüşür.

    Nitelik olarak başlardaki hafif uykunun derin uykuya göre fazla olan oranı 1 yaşa kadar tersine dönüşür.

    1-3 yaşları arasında derin uyku dönemleri daha fazla olduğundan gürültüden etkilenmeleri daha azdır.

    Ancak uyku saatleri, uykuya gidiş uyuma yeri gibi çevresel koşulların bu dönemde kazanıldığı unutulmamalıdır.

    Sırtüstü ya da yan yatma son zamanlarda çocuk hekimlerinin önerisidir ancak 1 yaştan sonra bebek kendi pozisyonunu bulacaktır.

    En fazla 1 yaşına kadar aynı odada ancak ayrı yatakta (beşikte) uyuması daha sonra mümkünse kendi odası ve yatağında uyutmaya geçilmelidir.

    Doymuş ve gazı çıkarılmış ve yine mümkünse günde en az 1 kez banyo almış olduğunda uykunun niteliği de iyileşecektir.

    Kalın ve çok katlı giysiler, kalın yorgan, battaniyelerbebeği rahatsız edeceğinden uykusu bozulacaktır.

    Sessiz ve fazla aydınlık olmayan, güvenliğinin sağlandığı bir ortam olmalıdır.

    Rahatsız olduğu işareti varsa ağlama ve uyanmalarda yanına gidip rahatlatıcı tedbirler alınmalı, beklenen uyku süresi tamamlanmamış ise tekrar uykuya bırakılmalıdır.

    Kucakta, arabada dolaştırılarak, salıncakta sallanarak uyutmaların yerine

    banyo yaptırılıp sırtı sıvazlanarak ya da büyüklerimizin yaptığı gibi ayaklarda sallanarak uyutma yöntemini kişisel olarak daha sağlıklı bulmaktayım.

1 yaş üstü bebeklerde biberonu kendisine vererek uyutmanın güvenlik yönünden sakıncalarının yanısıra gelişimi yönünden de sakıncaları bildirilmiştir.

2 yaş sonrası anne sıcaklığını hissettirecek yumuşak ayı, bez bebek gibi oyuncaklar ona uyku arkadaşlığı yapacaktır.

Unutmayın çocuğunuzun sağlıklı gelişmesi herşeyden önemlidir. O halde konuk alma, gezmeye gitme gibi etkinliklerin onun uyku düzenini aksatmasına izin vermeyin.

“Uyusun da büyüsün” ninnisinin gerçek olduğunu biliyor musunuz? Çünkü büyüme hormonu uykuda salınır.

Aşırı uyku, uykusuzluk ya da düzensiz uyku gibi sağlıklı olmayıp nedenini doktorunuza sormalısınız.

Posted in bebeklerin sağlığı on Ağustos 28th, 2007 by admin | | 0 Comments

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »
Latest entries
Search

Categories

  • Ailemiz (10)
  • Allerjiler (347)
  • Annelik (145)
  • Ağız ve Diş (91)
  • Çocukların Sağlığı (524)
  • Üroloji Sağlık (35)
  • Bütün Hastalıklar (685)
  • bebeklerin sağlığı (218)
  • Cilt Problemleri (81)
  • Cinsellik ve Sağlık (435)
  • Dahiliye Kısmı (114)
  • Erkekler (135)
  • Estetik Tedavisi (57)
  • Farklı Yöntemler (424)
  • Fizik Tedavileri (54)
  • Göz ve Sağlık (205)
  • Göğüs Hastalıkları (29)
  • Güzellik Bölümü (758)
  • Hamilelik ve Gebelik (413)
  • ilk yardım bölümü (64)
  • Kadınlar (417)
  • Kalbimiz Sağlık (177)
  • Kanser Bölümü (188)
  • Kulak Burun Boğaz (100)
  • Medikal Bilgileri (818)
  • Medikal Duyuru (20)
  • Medikal Haber (39)
  • Medikal Sözlük (27)
  • Nöroloji Bilgisi (95)
  • Ortopedi Bilgisi (61)
  • Psikiyatri Bölümü (184)
  • Sancı (24)
  • Sağlıklı Saçlar (65)
  • Spor Bölümü (99)
  • Zayıflama (488)
  • Zührevi Hastalıklar Bölümü (26)
  • Şeker Hastalığı (184)

  • Archives

  • Aralık 2007
  • Kasım 2007
  • Ağustos 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007
  • Mayıs 2007
  • Nisan 2007
  • Mart 2007
  • Şubat 2007
  • Ocak 2007

  • Dost Siteler 2

  • Subscribe to RSS feed
    Page 9 of 26« BirinciSayfa...«567891011121314»...SonSayfa »
    saglik
    eXTReMe Tracker
    Sağlıksal Sağlıkpenceresi diyet astroloji FizikTedavi intaniye RomatizmA doktor KanseR estetik Yemek Tarifi site ekle