Kadınlar uykusuzluktan çok çekiyor
Türkiye’de en çok kadınların uykusuzluktan şikayetçi olduğunu biliyor muydunuz?
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Baklan, soruları yanıtlarken, ”Uyku beynin işidir. Uykusuzluğun içinden ikincil nedenler çıkarıyoruz” dedi.
En fazla rastlanan uykusuzluk sebebinin, tedavi edilmemiş, açığa çıkmamış depresyon, anksiyete ve çatışmalar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baklan, bunun yanında demir eksikliği anemisi, B12 vitamini düşüklüğü, dopamin eksikliğiyle çalışma ve çevresel koşullar gibi birçok nedenin bu hastalığa yol açtığını belirtti.
Prof. Dr. Baklan, Türkiye’de uykusuzluk şikayetiyle başvuran hastaların yüzde 80′ini kadınların oluşturduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:
”Türk kadınlarındaki uykusuzluk sorunu, daha çok organik nedenlerden kaynaklanıyor. Bunun altında da genellikle erkeğe göre daha kötü beslenmesi nedeniyle demir eksikliği anemisi yatıyor. Türk kadınında demir eksikliği anemisi çoktur. Bu, uykuyu rahatsız eden bir durumdur.”
Bazı insanlara günde 4 saat, bazılarına da 12 saat uykunun yeterli geldiğini belirten Prof. Dr. Baklan, gece bir seferde uyunan uykunun çok sağlıklı olduğunu sözlerine ekledi.
Posted in Kadınlar on Ocak 20th, 2007 by admin | | 0 Comments
Sağlığınızı tehlikeye atmayın!
İş yerindeki olumsuz koşullar ve hatalı oturma baş, boyun, sırt ve bel ağrısına neden oluyor.
Araştırmalar kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının çalışan insanlar arasında fonksiyonel kısıtlılıklara yol açan en önemli etken olduğunu gösteriyor. Amerika’da yılda 12 milyon insanın bu nedenle doktora başvurduğu belirtiliyor.
Acıbadem Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Sabri Narman, yumuşak dokunun ve eklemlerin travmatik bozukluklarında hızlı bir tırmanış görüldüğüne dikkat çekerek, “En çok yumuşak doku travmalarını görüyoruz.
Yumuşak doku travmaları ağrı, hareket kısıtlanması, doku şişliği ve travmanın şiddetine göre ciltte renk değişikliğiyle ortaya çıkıyor” diyor.
Duruş bozukluğu nedir?
Hatalı oturma ve yazı yazma öncelikle duruş bozukluğuna zemin oluşturuyor. Vücudun en az enerji sarf ederek maksimal düzeyde performans göstermesini sağlayan duruş biçimine normal veya iyi postür adı veriliyor. Prof. Dr. Sabri Narman, şöyle konuşuyor: ‘Burada kas, tendon ve eklemlere düşen yük minimaldir. Duruş bozuklukları bel, boyun, baş ve eklem ağrılarının ortaya çıkmasına neden olur. Sakatlıkların önlenmesi için dikkat edilecek birçok faktör var; Tekerlekli taşıyıcıların, kaldıraç sistemlerinin bulundurulması, işçilerin ergonomik prensipler göz önüne alınarak eğitilmesi, taşınacak veya kaldırılacak cisimlerin küçük parçalara ayrılarak ve belin dik tutularak kaldırılması gibi faktörlere özen gösterilmesi gerekiyor.
Koruyucu kullanılmalı
İş yeri ortamındaki aydınlatma, ısıtma, havalandırma temizleme gibi koşulların verimi artıracak biçimde düzenlenmesi gerekiyor. Ayrıca işte kullanılan alet ve malzemelerin ergonomik prensiplere göre uygun olarak yapımı büyük önem taşıyor. Örneğin elle tutulacak bölgelerin kavranabilir büyüklükte olması, masa ve sandalyelerin postür bozukluğuna yol açmayacak şekilde tasarımı, işçilerin eldiven, gözlük gibi koruyucuları kullanması son derece önemli.
Posted in Kadınlar on Ocak 20th, 2007 by admin | | 0 Comments
Migreni olanlar ne yapmalı?
|
Migren pek çok kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli bir rahatsızlık. Zonklayıcı tipte bir ağrı olarak tarif edilebilen migren, hava değişimi, alkol, açlık ve uzun süreli uykuya bağlı olarak görülebiliyor. Ayrıca aşırı kahve tüketimi, uykusuzluk, depresyon da etkili olabiliyor.
Migren daha çok kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde de migrene rastlanıyor. Migrenli hastalarda depresyon, panik atak, gerginlik, epilepsi gibi sorunlar daha sık görülüyor.
Aileden miras
Kadınların ortalama yüzde 18′inde erkeklerin yüzde ise 6’sında görülen migrende aile öyküsü de etkili. Migren hastalarının yaklaşık yüzde 70′inde ailede migren öyküsü bulunuyor. Araştırmalar migren ağrısı olan kişilerin ancak yüzde 50’sinin doktora başvurduğunu da göstermiştir.
Doktora danışmadan ilaç kullanmak son derece sakıncalıdır. Bu kişilerde yanlış ilaç kullanımına bağlı olarak daha sık kriz yaşandığı ve tedavinin zorlaştığı belirlenmiştir.
Çikolataya hayır!
Bazı yiyecekler de migreni tetikleyebileceğinden. beslenme şekline dikkat etmek gerekiyor. Peynir migren ağrılarını arttırır. Açlık ve kan şekerinin düşmesi de migrene sebep olabilir. Migreni olan kişilerin çikolata ve vanilyalı yiyecekleri tüketmemesi, yeşil sebze ve tahıl ağırlıklı beslenmesi öneriliyor.
Migren sırasında mide bulantısı da görülebilir. Başa soğuk kompres uygulamak, baş ve boyun masajı, sessiz ve loş ışıklı bir yerde dinlenmek migren atağının etkilerini yavaşlatabilir.
Posted in Kadınlar on Ocak 20th, 2007 by admin | | 0 Comments
« Önceki Sayfa — Sonraki Sayfa »